Thursday, 14 August 2008

yalancı güveç tarifi for dummies :)

3 patlıcan (eğer bööle kısa olanlardansa 5) (Alacalı soy- küp küp doğra -tuzlu suda beklet- en önce bu işi yapınız):)
6-7 domates(orta boysa büyük boysa 5-6) (kabularını soy ve küp küp doğra)
7-8 biber
2-3 diş sarımsak
tuz
azıcık karabiber
3 yemek kaşığı zeytinyağı

önce sarımsaklar soyulur 4e bölünür zeytin yağında azıcık kavrulur . Hemen arkasından irice doğranmış biberler atılır tencereye ve 2 dakka felan karıştıra karıştıra kavrulur. Daha sora tuzlu suyu süzülen patlıcan tenceremize eklenir ve bir -iki dakika da patlıcanlar kavrulur. En son domatesleri tuzu ve karabiberi ekler kapağını kapatırız. tabii arada gelip gidip karıştirmamız gerekiyo.patlıcanlar iicene pişincede yemek hazır oluyo. pilav ve cacıkla süpper bi üçlü oluşturan yemeğimizin püfü
1)içine soğan-su -salça kısaca 3 Snin girmemesi(3 beyaz gibi oldu bu).
2) domatesler yemeğe patlıcanlardan sonra ekleniyor ki bu alışılmışın dışında olduğundan tadı daha farklı oluyor:)

Afiyet şeker olsun efem.

ps: kardeşim uzaklara gidipte ekmeğin 4 lira zeytinin 10 lira olduğunu görünce işin başa düştüğünü annadı ve for dummies ( aptallar için) (bi başka tasviri aşırı ayrıntılı)yemek tarifleri olmadığından yakındı. Ona hizmet bi annatım yapmaya çalıştım umarım olmuştur. olmuşmu bilge ablası?

A3e

Evet bu yazımı canım bilgisayarım asusum a3eme adıyorum...Çünkü maaşallah 3 yıl olmasına rağmen bataryası dışında bi bokluğunu görmedim lakin çoğu özelliğinden şikayetçi olanlar da mevcut. neyse lafın kısası ben bilgisayarımı göçtü sanıp hayata döndürücü yollar ararkene bide önce şu asusun internet sitesindeki troubleshooting bölümündeki talimatlara bi uyayım dedim. Veee hiç hayat belirtisi olmayan bilgisayarımın bataryasını çıkarttım tabi önce elektrikten kestim, sonra tekrardan bataryasız bilgisayarımı adaptörüne bağladım ve kerata aslanlar gibi çalışıyo maşallah. Sözün özü araştırmadan etmeden her kafadan çıkan şuraya götür buraya götür talimatlarına uymadığım için bi kez daha mutlu oldum.

Bu arada benim blog yazamayışımın sebebi konusuzluk diil internetsizlik. Yani haftada bi teyzemlere gelirsek orada fırsat bulup yazabilirsem yazıyorum . Aslında aklıma ilkerender'in yaptığı gibi bööle worde notlar şeklinde yazıp evime dönünce yayınlamak geliyo hepsini ama sıkıcı olabilirim diye düşünüp vazcayıyorum. neyse zaten mesajı ilettim ben gerekli yere:P

An itibariyle Tarkan konserinden gelmiş olan ben aslında çok yorgunum ama sanırım biraza daha bişeyler yazabilirim. Megastarımız oldukça başarılıydı lakin artık tarkan hayranı olamayacak kadar yaşlandığımı anladım. etrafımda kızlar erkekler Tarkaaaaaaaaaaaaaaaaaan tarkaaaaan diye çığrındıkça benim gülesim geliyodu. herşeyi anladımda erkeklerin tarkan sevdasını annamadım. Kardeşim kızlar bayan sanatçılara atlamazda bu erkekler niye hem bayana hem erkeğe atlar. Tööbe tööbe. Tarkan gözlerini süzdükçe millet çığlık bastı. Ama şunu söylemeden edemicem şu anda özellikle dinlediğim biri olmasa bile gençliğimde(ortaokul yıllarım) albümlerini tez elden edinip şarkılarını sular seller gibi ezberlediğimi çok iyi hatırlıyorum. Zaten o zaman bi mustafa sandal vardı bide tarkan:P lafın kısası çok canayakın ve oldukça başarılı ...

Gelelim özel mesajlara:

Mıstıkım statcounterdan Linköpingden kaç defa gelindiğini görebiliyorum ona göre çeteleni tutacam. Bide sensiz tatil çok sıkıcı. aylavyu...

Şuanda asker ocağında anaları ağlayan pıncırlar corai ve ömere hayırlı teskereler...

ikit cemreyi çok öslemiş. yazmamı istedi kendisi benden:P Kıramadım.

Morkoyun el işlerimi seninle yarıştıramasam bile taklitte ve işlemede rakip tanımadığımı sana kanıtlıciim. gardını al:P

Bilge yalancı güveç tarifini sanki hiç sen vermemişsinde ben biliyomuşum gibi anlatmayı planlıyorum bloğumda yakın tarihte... haber ediimde . Ay ne uyuz bu emeğe saygısı yok korsancılık yapıyo felan olmiim:P

bu kadar.

Thursday, 7 August 2008

Günler Geçerken...

Düğündü masstivaldi tatildi derken bi bakmışım tatilin yarıdan fazlasını yemişim. Lakin aktiviteler bitince hayatım tam anlamıyla rutine döndü kayseride . Bundan Şikayetçimiyim? hayır. İşin ucunda geç yatıp geç kalkmak var ki tatilin bu rutinliğinin beni en çok cezbeden noktası bu.

Ben kısaca özetliim size tatilimi:

Kardeşi isveçe uçmuş, 20ye yakın film izlemiş ve bilgisayarı bile bunu kaldıramayıp dün itibariyle göçmüş, kitap kurdu olan, ev işi ve el işi yapan ama maalesef harici hard-diskini teyzesinin pcsi açamadığı için o süpper ötesi fotolarını buraya koyamayan, bol bol kayısı, salatalık ve mısır tükeden bu yüzden bi gram eriyemeyen, interneti ve blog yazmayı çok özlemiş bi tatil buketi var karşınızda.

Şimdi okuduğum kitaplar izlediğim filmler hakkında uzun uzun yazmak isterdim ama artık artvine dönünce geri kalanı.

Bloğumu ziyaret eden herkese teşekkürler..

Mutlu ve sağlıcakla kalın....

lülü

Wednesday, 16 July 2008

Burada Dur!

Meslek aşığı bir örtmen olarak oks ve össdeki üstün başarı sonuçlarının nedenlerini incelemek üzere burdurdayım.

Gelmişkene best firendim Güllüşahçığımında düğününe iştirak edeyim bari dedim. Bu arada incelemelerimde başarının nedenlerini buldum sayılır. Oksdeki üstün başarının nedeni olsa olsa gülşahın ve kemalin örtmenlikteki başarılarının yansımasıdır. Össdede sanırım en büyük etken ezoş. Kutluyos kendilerini:)

Bu arada çok değişmemiş burdur liseden beri. Arkadaşlara rastlayınca anlıyorum ne çok zaman geçtiğini yatılılık yıllarının üstünden...

Ewt garip bi gönderi oldu.

Friday, 11 July 2008

Tatil Maceraları

Şimdiye kadarki kısmı inanılmaz eğlenceli ve yoğun geçen yaz tatilimde nedense geceleri sürekli borçkaya dönüş kabusları görmekteyim. Kan ter içinde nayıır nolamaz daha ağustos ayı bitmeden gitmemmm beenn diye bağıracakken rüyamda rüya olduğu geliyo aklıma (!) rüyadayken rüya olduğunu idrak edebiliyorum ben ewt walla bana bööle oluyo bazen.

Gezimin ilk ayağında İstanbul vardı. Bu sefer İstanbulu baştanbaşa gezdim desem yeri var parkormandan zeytinburnuna anadolu kavağından alemdağ-reşadiyeye her yeri tavafladım belediye otobüsleri sayesinde. Bissürü gerizekalı insan gördüm tiksinç tiksinç hepsine içimden küfrettim. Bir an iyiki tayin istememişim ülen bu şehre dedim. Sonra hayırlısı olsun ilerde yaşayabilirim dedim ama kesinlikle izmiri daha çoık sevdiğimi bi kere daha anladım. Teyzemin bilgisayarı harici belleki okumuyo maalesef o yüzden buraya koyacağım süpper ötesi resim ve videoları koyamıyorum.

I also had the chance to see and listen to alanis . Insanın hayallerinden birini daha gerçekleştirmiş olması çok küsel gerçekten darısı mıstıkıma ve size inşallah.

Ne zaman yazıp yazamayacağımı bilemiyorum ama elime böyle fırsatlar geçtiği sürece değerlendiricem. Bu arada kendime keçe aldım. eda sunerden görmüştüm oraya buraya süs yapıcam onun gibi boş vakitlerimde gerçi pek boş vakit bulduğum söylenemez ama.

8 gün sonra çeyrek asırlık bi buket olucam ve güllüşahçığımın düğününde oraya burya koşturuyo olucam. En yakın arkadaşımın düğünün benim doğumgünüme denk gelmiş olması süpper bi duygu lakin düğün pastasının bi katına 25 tane mum yerleştirip üflemeyi planlıyorum:) bundan sadece benim haberim var ama.

bu arada bu satırı okuyan biricik teyzoşlarıma kuzenlerime ve evebeynlerime sesleniyorum ben tabu xlarge istiyom hediye olarak:) evt toplaşın alın bence bugün bana yarın size...

gitme vakti...

mutlu ve sağlıklı tatiller herkese( tabi herkese tatil diil o yüzden günner)

Friday, 27 June 2008

Yaz Tatili:)


Bugün itibariyle tatildeyim. Planlayıpta yazamadığım çok şey olsa bile 1 senede inanılmaz okuyucular ve bloglar keşfettim. Evde kardeşim olmayacağından internet bağlantısı da olmıcak yani uzun aralıklarla yazabileceğim ama finepiximle yakaladığım karelerden koyarım dönünce(hayıırr daha gitmeden dönmekten bahsetmekten nefret ederim bennnnn..)

Neyse size gider ayak tatlı tatlı gidiim diye geçen ilmoşa doğumgünü için yaptığım yaşpasta fotosuyla veda edicem..

Mutlu ve sağlıklı kalın...

Saturday, 21 June 2008

Milli Maç

Bana milli maçların verdiği tüylerimi tiken tiken eden duygu bütün dünyadaki türklerin ve kendini türk hissedenlerin maç kazanıldığında veya kaybedildiğinde aynı mutluluğu veya üzüntüyü yaşaması hep birlikte. Herkesle birlikte aynı duyguları yaşamak çok etkileyici ve o başarıyı kazanılanlarla aynı ülkeye hizmet etmek çok gurur verici geliyor.

Bu duyguyu eurovizyonda da yaşamıştım. Kaçıncı olduğumuz dan bağımsız mor ve ötesi o kadar ülke yarışmacıları arasındaki en farklı ve karizmatik gruptu ve en farklı şarkı bizimdi önemli olanda farkı ortaya koymaktı...Bence birinci onlardı. Evet bu gurur duygusunu o zamanda yaşamıştım...

süpper ötesi bi duygu...

edit: biyerlerde bi aksaklık var bu yazıyla ilgili muhtemelen anlatım bozukluğu... üsgünüm kasmıcam... bööle kalsın.