Thursday, 12 November 2009

Başlıksız

Upuzun bir süredir bir olayı gerçekleştirip gerçekleştirmeme noktasında gidip geliyorum. Bir yarım yap yap yap derken diğer taraftan bi baloncuk çıkıyo beynimin içinde hayyyyyııırrrr hiç etik diiiiiilll diye bağırıyo. Aslında olayın etik boyutunu duyarsanız eminim gülersiniz o yüzden hiç anlatmıycam.

Tek yaşamanın en büyük artılarından biri yemek kültürünü geliştirmen. 4-5le sınırlı yemek bilgim 25i bilen açtı burayı bir yemek bloguna dönüştürmem an meselesi. Bide çok pratik oldum sanırım artık ben: Yaşasın:)

Bugün harika bir olay oldu. Kaymakam bey okulumuzdaki problem için geldiğinde aramızdaki tanışlıktan cesaret alarak ona derse girip ingilizce konuşmayı teklif ettim. O da kabul etti ve o kadar işinin arasında bize zaman ayırarak 1 saat pıncırlarımla İngilizce muhabbet etti. Keşke heryerdeki kaymakamlar o kadar geniş görüşlü olsa. Çocukların kafasındaki kaymakam anlayışı ne kadar değişikse hepsinin kaymakamlıkla ilgili nötrden olumluya dönüştü biran. Kendisine burayı okumayacağını bile bile bi kez daha teşekkür ediyorum ...

2010 benim için farklı bir yıl olacak hissediyorum:)

Pastırma yazı seni çok seviyorum. Mümkünse gitme hemen ...

Bu arada burdaki renkleri görmeniz lazım rengarenk oldu heryer. Kırmızı , sarı, turuncu, yeşil.... Zaten baharda görülmesi gereken 10 yerden birirmiş Borçka ama güneşli günlerde...

Beni istisnasız, yazsam da yazmasanda okumaya gelen 15 civarı bir okuyu kitlem var. Çok teşekkürler size ya:) Birkaçını tahmin ediyorum ama hepsini bilmek istiyorum lakin blog arkadaşlarımdan biriyle son İstanbula gidişimde tanıştım:) Çok güzel bir duygu... Sözün özü sürekli takipçiler yorum bırakın!!!! İrtibata geçelim:)

Mutlu kalın ...

Sunday, 8 November 2009

The Pearl

Sizin hiç Michael Jackson, Chris De Burg ve bilimum insanın konserine gitmiş, İnanılmaz geniş görüşlü ve kültürlü, sporu ve sinemayı yakından takip eden, çılgın ve gözlerinden enerji fışkırtan bi din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeniniz oldu mu?

Benim de olmadı. Ama ben çok şanslıyım ki benim böyle bir arkadaşım var. Öğrencilerim de çok şanslı çünkü onların da böyle bir öğretmenleri var.

İyi ki var...:)

Friday, 30 October 2009

Sri Lanka


Hayatımda adını en fazla 10 defa duyduğum ülkedeydim dün gece. Sri Lanka'da. Sırtımızda sırt çantalarımız gece vakti turladık . Hangi şehirde olduğumuz hakkında bi fikrim yok ama yanımda Gülşah, filo ve 2 tane çekik gözlü eleman vardı. Magnet alıyoduk Gülşahla.


Tabi ben yukardaki resimde görülen yerde diil şehrin içindeyde dolanıyodum. Bilsek buraya gelirdik.


Sri Lanka Güney Asya'da Hindistanın güneyinde, Hint Okyanusunda bi ada. Daha fazla fotograf için;

buraya


Bu arada ben dün geceki Sri Lanka macerasının rüyamda gerçekleştiğini söyledim mi?

Rüya tabirlerine baktım ama Sri Lanka ile ilgili bi açıklama yapmamışlar. Olsaydı onu da yazardım.

Eşşekten düşmüş karpuz





Mustafaların gittiği gün annem aradı. Ben gayet moralsiz bi şekilde telefonu açınca;

-Nooldu?? Eşşekten düşmüş karpuza döndün demi? İşte sen her gittiğinde biz de aynen öyle oluyoruz diince ne diyeceğimi bilemedim walla. Haklıydı çünkü.

Geçtiğimiz hafta Gökhan, Gizoş ve Mıstıkım Doğu karadeniz turuna geldiler. 3 günde ne yapabiliyosak yaptık bizde. Köksal Merve ve Rabiş trabzonda mükemmel rehberlik yaptılar. Ayasofyada karadeniz kahvaltısı, boztepe, Atatürk köşkü, Faroz, hayatım(ız)da yediğim en güzel balık-ekmek, dedeyle tanışma ardından Rize-Bekiroğlunda mola. Yenilen en başarılı sütlaç. Üstünü fındıkla doldurdukları halde bol fındıklı diye eklediğimiz için garsonun bize torpil geçip 1 tabak daha fındık getirmesi. Ardanuça uğrayıp Vahitin müzik grubunu dinlememiz. (Vay beni ağlarmiydum) Ve eve varış. Karagöl, artvin, Bilgeciğimin yepisyeni şipşirin evi, Galatasaray fenerbahçe maçı, Gizemle Gökhanın asma köprüden tırsmaları, Gökhanın müthiş şöferliği, 3 seferdir benim eşliğimde farklı gruplarla aynı noktadan yapılan zıplama - fotolama olayı, pıncırların bizimkileri domuz gribi için gelen aşıcılar sanmaları, kemalpaşa, sarp, dedenin bahçesine gidip mandalina ve kiwi toplamamız. Uğurlama, zamanın neden bu kadar çabuk geçtiğine üzülme...

Bunlarla birlikte artık laptopım dizlerimi cayır cayır yakmıyor çünkü almak istediğim şeyi sonunda geç de olsa Mustafam sayesinde ikeadan edindim. Brada. Fiyatı da oldukça uygun...

Sonra okumaya kıyamadığım bitecek diye korktuğum bi Macbethim var benim. Ntv yayınlarının çizgi romanı olan. Şimdi İnce Memeti bekliyorum...

Fotoların hepsini ben çektim.

Friday, 23 October 2009

Kendimi bunnun için mi yorucam ben!

Statcounterda Artvin Antalya olarak görünüyosa, Ankara neresidir? Denklemle bulunur mu?

Çok heycanlıyım. Çılgın bir haftasonu beni bekliyor.

Allahım beni şanslı biri olarak yarattığın için sana Hamdolsun.

Mınımını yapmayalı çok oldu bloğumda ama o günler de gelicek:)

Mutlu kal !!!

Yine gel!!!

Tuesday, 20 October 2009

Yazmak ya da yazmamak işte bütün mesele bu!

Şuan yapmak istediğim tek şey var o da uyumak. Daha doğrusu uyuyabilmek. Nöbet tutmak çok iğrenç!!!

Cumartesi gününü iple çekiyorum. Geziş -Tozuş-Kopuş... Kendimi daha genç hissedicem...:)

Teyze oluyorum ben. Çoookkk güzel bi duygu. Bide garip. Hani teyzemin bebeği falan oluyo o normalmiş gibi geliyo da nedense arkadaşımın bebeğinin olacak olması çok değişik bi duygu...

Bizim okulda 'Domuz Gribi' hakaret oldu çocuklar arasında.
'-Ortmeniimm bana domuz gribi diyolaaar ' diye şikayetler geliyo 1. sınıflardan. Ne sanıyolar acaba:))

Dünya Basketbol Şampiyonasının bir ayağı da Kayseride olacak. Kombine bilet almayı düşünüyoruz Kardeşimle.

Geçtiğimiz hafta ailemin yanına dönmem gerektiğini anladım bir kez daha. Hayat kısa iyi yaşamak için çabalamak lazım. Zengin olmak için yırtınmak anlamsız olur umarım benim için ömrümün sonuna kadar...

Pastırma sıcaklarıyla geçse Ekim ayı hep. Ne güzel olur... Gelecek haftaya kadar olsa bile olur Allahım...

O dill de 150 gblık bilgiyi kurtarmak için 300 dolar istenirmi ya? Ne kadar vijdansızsınız. Gitti o kadar resim, bilgi, hazırladığım döküman ve sınavlar.

Uyusam iyi olacak ... Tatlı rüyalar bana...

Wednesday, 7 October 2009

Rayında

Burası Ali dağı ama başka şeyler de söylüyolar görünümü itibariyle... Afroditmiydi neydi:P

Koşu bandı almayı ne zmanadan beri düşünüyodum. Bugün itibariyle o kararı aldım ama uygulama aşamasına ne zaman geçerim işte orası muamma... Kullanan varsa bana fikir versin noolur.

Evimde televizyon yok, aslında var ama uydu alıcısı yok. Televizyon izlemeyi sevmeyen ben için problem diil hatta çok gurur verici. Ne kadar yozlaştırdı herşeyi o iğrenç alet. Herkes elini biribirinin cebine daldıryo ve artık insanlar farkında olsalar bile normal karşılıyolar. Çok korkunç boyutlara ulaşacak bu. AAA buket demişti dersiniz. Kuranda da deccal olarak geçiyomuş zaten. Kıyamet alameti. Ama bazen bende iğrenç dediğim o aletin başına geçiyorum.

Nihayet başladık derslere. Özlemişim pıncırlarımı. İnsanlarla karşılaşınca veya ayrılırken öpüşürler ya bizde. Ben hiç sevmem o olayı fakat pıncırlar örtmenim noolur bi kerecik opeyim diince yanlış annamsınlar diye hayır diyemiyorum. şap şup şap şup. Durum çok vahim . Hemen engellemem lazım bunu.

Last fmi Türkiyede katlettiler. Myspace de . Youtube'un kemikleri çürümek üzere zaten burda. Umarım ilk ikisini en azından lastfmi kurtarsalar... Sansürcü olduk iyice yaaa. Ona gelene kadar ulusal yozlaşma projesine bi dur deseler de bunun çin çalışsalar hiç değilse bi amaca hizmet ederler.

Cansel Elçin'in yeni filmini çok merak ediyorum. Ferzan Özpetek yetiştirmiş kendisini sanırsam. Yönetmen olsaydım 'Bi Mahsun Kırmızıgül kadar olamadı beeeaaa bide eğitimini almış peeeahh' denmesinden çok tırsardım herhalde.

Bissürü magnetim oldu:) Koleksiyonuma son katkıyı Kurtuluş Tataristandan, Ahmet Anıl Brezilyadan ve Güllüşahım İspanyadan yaptı:) Ülke sayısı 15i aştı sanırsam:) Her ülkeden edinirim inşallah hayatımın sonuna kadar...

Böyle havadan sudan konuşmamın nedeni aslında yazıcam deyipte yaz(a)madığım şeyler olmasın sakın?

Bukettttt aklından neler geçiyor bakiimm??? Hıh?