Wednesday, 2 December 2009

Hapşırık

Kayseriden dönüşüm gerçekten muhteşem oldu. Türünü bilmediğimiz bir gribe yakalandık ailecek. Annem 2 hafta önce atlattığı domuz gribinden kazandığı bağışıklıkla sapasağlamken (ki maşallah ona) babam ben ve mustafa 3 gündür çok fenayız. Lakin ben yediğimiz dananın grip olduğunu bile düşünmye başladım. 100. mendilimi de attım yeni bir 10luk paket açıcam. İyiki yanımda bulunduruyorum. Mendilsiz kalmak en büyük fobilerimden biridir. Konu dışına çıkmadan kaçıyım ben.

Sensiz nasılım bak bana
Gelde bi çorba yap bana

demek istiyorum tüm sevdiklerime.

Yarın Jesse Cook'un konseri var İstanbulda. Olsun. 2 hafta sonra film festivali var Artvinde afiş dağıtma organizetörliğünü benim üstlendiğim.ona gidip avutucam kendimi...

Monday, 23 November 2009

Bayram öncesi coşkusu


İkisi de aynı ama alttaki ne kadar kasvetli... Kimse ışıksız kalmasın... amin... Hayatcığımın örtmenner günü hediyesi mor papatyalar. Hem mor hem papatya!!! Harika:)
Yukardaki meyveyi Serapla tesadüfen görüp aldık. Kış çileğiymiş kendisi. Böyle mayhoş bi tadı var. Ama görünüşü çok güzel...
Yine çoruh ama bu halini gece modunda hiç çekmemiştim.
Aynı ağaçta bu mevsimde yemyeşil kalmayı başarabilmiş bir dal!!! Bana garip geldi. Ben de öyle olayım hep dedim içimden...
Sonbahar ve güneş....

Ben 27 aralıkta gerçekleşecek sınava çalışmak için bir süre uzak kalıcam bloğumdan. Zaten son günlerde çok randımanlı olduğum da söylenemezdi ama merak etmesin kimse. Şurda 1 avuç okuyucum var onu da kaybetmeyeyim.:)

Karar verdim aklıma 1 cümle gelse bile yazıcam artık öyle uzun uzun bişiler yazmak için ilhamlanmayı beklemiycem.

Bütün özverili örtmennerin öğretmenler gününü kutluyorum...

Thursday, 12 November 2009

Başlıksız

Upuzun bir süredir bir olayı gerçekleştirip gerçekleştirmeme noktasında gidip geliyorum. Bir yarım yap yap yap derken diğer taraftan bi baloncuk çıkıyo beynimin içinde hayyyyyııırrrr hiç etik diiiiiilll diye bağırıyo. Aslında olayın etik boyutunu duyarsanız eminim gülersiniz o yüzden hiç anlatmıycam.

Tek yaşamanın en büyük artılarından biri yemek kültürünü geliştirmen. 4-5le sınırlı yemek bilgim 25i bilen açtı burayı bir yemek bloguna dönüştürmem an meselesi. Bide çok pratik oldum sanırım artık ben: Yaşasın:)

Bugün harika bir olay oldu. Kaymakam bey okulumuzdaki problem için geldiğinde aramızdaki tanışlıktan cesaret alarak ona derse girip ingilizce konuşmayı teklif ettim. O da kabul etti ve o kadar işinin arasında bize zaman ayırarak 1 saat pıncırlarımla İngilizce muhabbet etti. Keşke heryerdeki kaymakamlar o kadar geniş görüşlü olsa. Çocukların kafasındaki kaymakam anlayışı ne kadar değişikse hepsinin kaymakamlıkla ilgili nötrden olumluya dönüştü biran. Kendisine burayı okumayacağını bile bile bi kez daha teşekkür ediyorum ...

2010 benim için farklı bir yıl olacak hissediyorum:)

Pastırma yazı seni çok seviyorum. Mümkünse gitme hemen ...

Bu arada burdaki renkleri görmeniz lazım rengarenk oldu heryer. Kırmızı , sarı, turuncu, yeşil.... Zaten baharda görülmesi gereken 10 yerden birirmiş Borçka ama güneşli günlerde...

Beni istisnasız, yazsam da yazmasanda okumaya gelen 15 civarı bir okuyu kitlem var. Çok teşekkürler size ya:) Birkaçını tahmin ediyorum ama hepsini bilmek istiyorum lakin blog arkadaşlarımdan biriyle son İstanbula gidişimde tanıştım:) Çok güzel bir duygu... Sözün özü sürekli takipçiler yorum bırakın!!!! İrtibata geçelim:)

Mutlu kalın ...

Sunday, 8 November 2009

The Pearl

Sizin hiç Michael Jackson, Chris De Burg ve bilimum insanın konserine gitmiş, İnanılmaz geniş görüşlü ve kültürlü, sporu ve sinemayı yakından takip eden, çılgın ve gözlerinden enerji fışkırtan bi din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeniniz oldu mu?

Benim de olmadı. Ama ben çok şanslıyım ki benim böyle bir arkadaşım var. Öğrencilerim de çok şanslı çünkü onların da böyle bir öğretmenleri var.

İyi ki var...:)

Friday, 30 October 2009

Sri Lanka


Hayatımda adını en fazla 10 defa duyduğum ülkedeydim dün gece. Sri Lanka'da. Sırtımızda sırt çantalarımız gece vakti turladık . Hangi şehirde olduğumuz hakkında bi fikrim yok ama yanımda Gülşah, filo ve 2 tane çekik gözlü eleman vardı. Magnet alıyoduk Gülşahla.


Tabi ben yukardaki resimde görülen yerde diil şehrin içindeyde dolanıyodum. Bilsek buraya gelirdik.


Sri Lanka Güney Asya'da Hindistanın güneyinde, Hint Okyanusunda bi ada. Daha fazla fotograf için;

buraya


Bu arada ben dün geceki Sri Lanka macerasının rüyamda gerçekleştiğini söyledim mi?

Rüya tabirlerine baktım ama Sri Lanka ile ilgili bi açıklama yapmamışlar. Olsaydı onu da yazardım.

Eşşekten düşmüş karpuz





Mustafaların gittiği gün annem aradı. Ben gayet moralsiz bi şekilde telefonu açınca;

-Nooldu?? Eşşekten düşmüş karpuza döndün demi? İşte sen her gittiğinde biz de aynen öyle oluyoruz diince ne diyeceğimi bilemedim walla. Haklıydı çünkü.

Geçtiğimiz hafta Gökhan, Gizoş ve Mıstıkım Doğu karadeniz turuna geldiler. 3 günde ne yapabiliyosak yaptık bizde. Köksal Merve ve Rabiş trabzonda mükemmel rehberlik yaptılar. Ayasofyada karadeniz kahvaltısı, boztepe, Atatürk köşkü, Faroz, hayatım(ız)da yediğim en güzel balık-ekmek, dedeyle tanışma ardından Rize-Bekiroğlunda mola. Yenilen en başarılı sütlaç. Üstünü fındıkla doldurdukları halde bol fındıklı diye eklediğimiz için garsonun bize torpil geçip 1 tabak daha fındık getirmesi. Ardanuça uğrayıp Vahitin müzik grubunu dinlememiz. (Vay beni ağlarmiydum) Ve eve varış. Karagöl, artvin, Bilgeciğimin yepisyeni şipşirin evi, Galatasaray fenerbahçe maçı, Gizemle Gökhanın asma köprüden tırsmaları, Gökhanın müthiş şöferliği, 3 seferdir benim eşliğimde farklı gruplarla aynı noktadan yapılan zıplama - fotolama olayı, pıncırların bizimkileri domuz gribi için gelen aşıcılar sanmaları, kemalpaşa, sarp, dedenin bahçesine gidip mandalina ve kiwi toplamamız. Uğurlama, zamanın neden bu kadar çabuk geçtiğine üzülme...

Bunlarla birlikte artık laptopım dizlerimi cayır cayır yakmıyor çünkü almak istediğim şeyi sonunda geç de olsa Mustafam sayesinde ikeadan edindim. Brada. Fiyatı da oldukça uygun...

Sonra okumaya kıyamadığım bitecek diye korktuğum bi Macbethim var benim. Ntv yayınlarının çizgi romanı olan. Şimdi İnce Memeti bekliyorum...

Fotoların hepsini ben çektim.

Friday, 23 October 2009

Kendimi bunnun için mi yorucam ben!

Statcounterda Artvin Antalya olarak görünüyosa, Ankara neresidir? Denklemle bulunur mu?

Çok heycanlıyım. Çılgın bir haftasonu beni bekliyor.

Allahım beni şanslı biri olarak yarattığın için sana Hamdolsun.

Mınımını yapmayalı çok oldu bloğumda ama o günler de gelicek:)

Mutlu kal !!!

Yine gel!!!