Saturday, 17 January 2009

Cumartesi Yazısı

Hemen yazıma henüz dün keşfettiğim bişeyi açıklayarak başlıcam. Ben lens kullandığım günden beri gözüm yaşarır da lensim düşer diye soğan doğramıyodum ama dün doğradım. Veeee nooldu bilin bakalım. Lensim farketmeden tencereye düşmüş ve ben farketmemişim yemekten çıktı. Tabi bööle bişey olmadı sürekli düşseler de düştüklerini şimdilik farkedebiliyorum. İlerisi için garanti vermiyorum. Neyse ben keşfettiğim şeyi açıklayayım. Lens varken soğan doğrayınca gözler yaşarmıyo. yani bu kadar vıdı vıdıyı bunu söylemek için yaptım...

The ting tings'in thats not my name şarkısını 'they call me hot, they call me sexi die 1 hafta mırıldanıp gerçeğin 'they call me hell, they call me stacey olduğunu öğrenenler varsa facebookta grup kuralım gerçeği öğrenince hissetiğiniz o garip duyguyu hep birlikte paylaşalım... Ben bu uydurma işini abarmaya başladım yannız. İnternetin yaygın olmadığı zamanlarda şarkı sözlerini blue jean'den falan takip ederdik. Bulamadığımızı oturur kendimiz yazardık uydura uydura. ordan kaldı herhal...

Dido 'nun yeni albümü safe trip home... Çok güzel...

Twilight : Fantastikten hoşlanmayan ben gibilerin bile ilgisini çekebilecek bi film. Vejetaryan vampir olan esas oğlanın insan olan esas kıza aşık olması:) Konusu enteresan...

Yarın ennnn nefret ettiğim yere yani diş doktoruna gidicem. Bissürü işim varmış benim bu dişlerle. Fırça mırça hikaye genlerinde ne varsa o!!! Umarım babama çekmemişimdirrr!!! yoksa bi deste yıl sonra tek dişi kalmış canavar olurum:( Buna da hamdolsun deyip. Tırstığımı belirtmek istiyom. Diş demişken arzu bugün bizzat şu olayı yaşamış öğrencisiyle:

bahtiyar'ın dişlerini gören arzu(3. sınıf örtmenimiz kendisi) dişlerini fırçalamasını söyler.

Bahtiyar: Fırçalıyom zaten örtmenim. Haftada 1:)

6 comments:

baranbra said...

yemekte lenssss
harika bir espiriydiigülmekten etim titredi beee :)

Bahtiyarında cevap verisi zihnimde oluştu resmen :)))))

bilge said...

şarkya söz uydurma işini çok pis yaparım hele de bu dinlediğim parça ingilizce ise; özelikle ortaokulda. Daha ilerisi de var: Yoğun ingilizce çalışma günlerimin birinde ne kadar odaklandı isem artık dışarıda duran bi firma arabasını cannot diye okumuş rahat 1 dakika yunca da nası olur* falan diye mırıldanmıştım. Sonraikinci bakışta Türkçe "CENNET" yazısını anca algılayabilmiştim. Yaaa beterin beteri varrr..)

serhan kaymak said...

uzun yıllar süren bir lens maceramdan sonra tekrar gözlüğe döndüm. ha bire göz parmaklamak hoş gelmiyor bir zaman sonra tabii. ama lens rahat mı? rahat! hele şu yeni çıkanlar daha daha bi rahat-mış... o lensler oraya buraya düşer, göz kapağının bi kenarına toplaşır, bazen göze oturmak bilmez, bazen gözden çıkmak bilmez... zordur lensle yaşamak, gözlükle yaşamanın zorluğu kadar... neyle olursa olsun, dünyayı net görmek paha biçilemez...

ps. gözlüğümü takmadığım bir gün arkadaşımın elindeki büyük boy nestle çikolatayı uzaktan 1 litrelik çikolatalı süt olarak algılayıp, nestle çikolatayı bi güzel yedikten sonra bütün gece benden 1 litrelik çikolatalı sütün saklandığını iddia etmiştim. rezil olmak da cabası. meğer ben o 1 litrelik sütü afiyetle yemişim. demek ki arızalı gözle gördüğüne inanmamalı insan, hele arızalı gözle ilk bakışta aşık, hiç olmamalı!!! :p

sevgiler...

serhan kaymak said...

bu arada yazmayayım dedim yazıcam... şimdi ben senin bloğuna bişiler yazdığımda bu sistem yazdıklarımı "verify" ettiriyo bana ve ben o kelimelere karşı gizli bir gıcıklık ve sempati duyuyorum mesela şuan "packinti" yazdırttı bana deli sistem :D packinti nedir benim için? hayatın anlamı belkide :p tabii ki de saçmalık. ama ben o bi kelimeden daha fazla saçmalık dökebiliyorum :s bi dahakine ne yazmak zorundayım "verify" için merakla bekliyorum.

serhan kaymak said...

"kersit" yazmalıymışım... kaale alıcam bu kelimeyi... tamam sustum.

Buketblu said...

serhancım iimisin:?? o verify harflerinin(ben kelime diil half olarak bakıyorum) herhangi bi annam taşımadığnı iddia ediyorum hayatı onlar anlamlandırmasa bile bıraktığın yorumlar anlamlandırabilir:)))

ps:lens güzel bişi yani gözlükten daha güzel bişi ...