Sunday, 12 August 2007

Ireland, Irish ve Universiade Bangkok 2007



2005 yılı neredeyse hayatımın en hareketli yılıydı. Önce İtalya için çevirmenlik yaptım İzfaşta neredeyse 1 haftam İtalyanlarla geçti, inanılmaz bir italya hayaliyle birlikte italyan hayranlığı başladı, italyanca öğrenmek kafaya konuldu, (Şuan tell me more Italian ile devam ettirmeye çalışsam bile come stai'den öteye geçtiğim söylenemez) sonra hayatımın 9 Eylül dönemi kapandı, mezuniyet, Kpss'ye girdim, ardından Universiade İzmir 2005 'te İrlandaya delegasyon asistanı olarak atandım.(ki bu bölüme birazdan devam edicem)Sonra Meryem teyze falımda B harfi gördü beydağı beklerken Borçkaya atandım ve karadenizi hayatımda ilk kez gördüm. İlk laptopımı kendim aldım.(tek taşımı kendim aldım gibi oldu). İlk kez ev arkadaşım ve 'odam' oldu. Yani 2005 benim için gerçek anlamda süpper bir yıldı...

Benim asıl anlatmak istediğim olay İrlandalılarla ilgili...Delegasyonla tanışmadan Önce Ekşi sözlükten ve internetten iyicene araştırdıktan sonra karşılarına çıktım. Güya ingilizce öğretmeniyim ya anlıcam her dediklerini, ne mümkün. A bit Slower please, slower please demekten ilk gün helak oldum. İngilizceleri ilk başta çok farklı geldi ki gerçekten öyleydi.Sonra bi baktım bi demede anlamaya başladım daha sonra onlar benim telaffuzumu düzeltmeye başladılar.
İrlandalılar hakkında edindiğim izlenimleri şimdi yazmassam eğer bi daha hiç yazamayacakmışım gibi geldi. O yüzden bizzat edindiğim her fikri ve izlenimi yazmamın iyi olabilecğini düşündüm.
Öncelikle çok mütevazılar ve çok canayakınlar. İzmiri görünce biraz dumur oldular kapalı insanlar ve gelişmemiş bi yer beklediklerinden ...
Geçmişlerine ve tarihlerine çok bağlılar. (delegasyon başkanı öyleydi en azından 75 yaşında olduğundan olabilir) İngiltereden ve İngilizlerden de hala haz etmiyorlar( niye etsinlerki)!!!
Günde 3 öğün patates yiyorlar bıkmadan usanmadan.Milli yiyeceğimiz diyodu Michael. Kıtlık(savaş) döneminde falan onların kurtarıcısı olmuş. Bide tereyağ ve ekmekten başka bişey yemedikleri oluyo kahvaltıda. Yoğurt ve ayran diye bişey bilmiyolar. Yoğurt meyveli oluyomuş orda sade yenmiyomuş.
Neredeyse herkes kızıl saçlı, çilli ve beyaz tenli.Bayraklarındaki turuncu irlanda halkını(kızıl saçlı olduklarından), yeşil İrlanda topraklarını( her taraf yeşil olduğundan) beyaz da barışı( muhtemelen sürekli mücadele halinde olduklarındandır) temsil ediyormuş.
Aynı zamanda bana taktıkları ad olan 'space cadet' tabirini çılgın kişiler için kullanıyolar.
Türkleri gerçekten seviyolar.maddi manevi dini politik çok ön yargıları yok. Aslında daha dindar bi ülke olarak düşünüyolar. Amerikayı ingiltereden çok sevdikleri için tercih ettikleri ülkeler amerika, canada ve australya.Hatta yanılmıyosam türklerden vize istemiyorlardı...(emin diilim)
Gaelic Soccer orda çok ünlü. Kız erkek herkes gaelic soccer oynuyo.
Dia Dhuit= merhaba, Slan = hoşçakal demek irlandacada. Bir de poge ma hone var ama onu söylemem.Uyuzcuklar bana küfür öğrettiklerini sonra söylediler...
Yukardaki şarkıyı da onlar öğretti bana...Öğrencilerime öğretmemi söylediler ve dediklerini de yaptım.
Orada 'sing for the supper diye bi tabir var. Hemen hemen herkes iyi şarkı söylüyo.İyi şarkı söyleyemeyenler de ya yazar oluyo ya şair...(oscar wilde)
Bu sayfayı ziyaret edeceğinden emin olduğum canım ayrişim Anne Dooher'ı da öpüyorum.
Angelanın küllerini okumanızı tavsiye ederek bu uuupuzun irlanda yazısını bitirmek istiyorum.

Şöyle bir nokta da var irlandalıların artvinlilere benzer çok yönü var...Heryer turuncu ve yeşil..Tek fark irlandalıların burnu uzun diil.

Son olarak7 ağustosta başlayan Universiade 2007 Bangkok yaz oyunlarında İrlandaya ve delegasyona başarılar dileyip Micheal'ın ellerinden o gencecik kızıl saçlı universite öğrencisi sporcuların da gözlerinden öpüyorum.

finire...

8 comments:

umut sarıkaya said...

bu beydağ, izmir beydağ mı ? :) malatya beydağ mı?

Buket Köşker said...

izmir beydağ...:) malatyanın da beydağ diye bi ilçesi olduğunu bilmiyodum.. bu arada tanımadığım insanların bloğuma comment yazması çok küsel bi duygu... teşekkürler umut bey!!!

umut sarıkaya said...

orda çalışıyorum ben...kurayla dağıtılan son kurbanlar bizdik :)..beydağ çıkınca ağlayacaktım neredeyse..bir allahın kulu bilmiyor.millete menemen,torbalı,çeşme'ler çıkıyor bize beydağ:).hanım da son sınıftaydı...mecburen gittik gördük...allahtan sonradan zorunlu hizmete alındı da bir nebze teselli olduk :)

ps:tanımadığın insanların bloguna comment yazmasının güzelliğini sizden öğrendim :)sena hoca'yı gugılla istersne bi daha :)

umut sarıkaya said...

ek olarak her ne kadar beydağ'a atanamayarak gerçekten çok güzel bir doğayı kaçırmış olsan da artvin'e atanarak daha da güzelini bulmuşsun ;) bu nasıl bi cümle oldu ya böyle :)

Buket Köşker said...

ya diyorum bu umut sarıkayayı nerden hatırlıyorum ben..daha bugün okudum penguenden ayrıldıklarını...Ama iyi yutturdunuz walla helal olsun.
Ödemişte 8 sene yaşamış bi insan olarak beydağı gayet iyi bildiğim söylenebilir.
Bu arada ben de sizin space 'i takip ediyorum.
yine söylicem bu blog işine siz de el atmalısınız!!!
Sağlıcakla kalın!!!

umut sarıkaya said...

liseyi ödemişte okuduysanız ortak arkadaşlarımız da çıkar bak şimdi :) blog açtım da yazması falan zor geliyor ya...genelde resim koyduğum için space daha kullanışlı..ayrıca space'teki öğrencilerimle ilgili olan albümdeki okula geliyormuşsun az daha :)

Buket Köşker said...

:) Way beee...Harbiden nerdeeen nereye...Ortaokulu ödemişte okudum ama liseyi Burdurda okudum ama yine de mutlaka ortak tanıdıklarımız vardır. Yok yok biz azmı poetry, drama, short story dersi gördük iddia ediyorum ki bizim bölümdden mezun her şahış iyi bir yazardır.Çok Ciddiyim...:)

umut sarıkaya said...

zaten bizim okuldan çıkan ya arabeskçi olur ya da yazar :) neler çektim bitirmek için..bi kaç sene daha taksalardı bana tam arabeskçi olur çıkardım :) hangi insan evladı 5 sene gramer alır ki :)nasıl bir işkencedir..bizim diğer ingilizceci de ödemişli yan okulda da var bi tane ödemişli...2005 eylül'de atandılar :) sanırım senle aynı dönem...bu arada senin blogu okudukça kendi yazdıklarımı vbeğenmemeye başlaı..seninki daha bi eğlenceli...ben tam toparlayamıyorum cümleleri...komik bi şeyler düşünüyorum yazarsam süper olur diyorum ama yazınca komik olmuyor :) öyle işte...