Sunday, 20 April 2008

Picnic

Ben de dahil çoğu ingilizce öğretmeninin tenseleri anlatırken en sık kullandığı cümlelerden biri olsa gerek:
I go to the picnic. /She went to the picnic. /We are going to go to the picnic.

gibi içinde türkçeye yakın kelimeler geçen cümleler. Bunun nedeni de öğrencilerin şıp diye anlamaları picnic kelimesini bildiklerinden go'nun ve went'in gitmek annamına geldiğini. Tabi bazen olayı abartıp dün picnicte mangal yaptık, derede yüzdük gibi bi ton kendine uyarlama yapan s..lak oluyo tabi gonun annamını yüz defa sölememe rağmen. Neyse ben konuya geliim.

Dün süpper bi güneş vardı ve yazılı sınavlarını geç saatte hazırlama riskini göze alarak annemle birlikte picnice gittik. 2 kişi gazetelerimizi alıp papatyaların arasında picnic yapacaktık amaresimde de görüldüğü üzere rüzgardan ve ineklerden fırsat bulup ne gazete okuyabildik ne doğru dürüst oturabildik. Kişt- höşt- ve bilimum garip sesleri çıkarıp başka tarafa kovmaya çalışsak da inekler etrafımızdaki otları yeme bahanesiyle daha da yaklaşıyolardı. (Bu arada 'dana gibi yemek' diye bi terim yoksa ben üretmek istiyorum. yafu hiç durmadan dinnenmeden hart hurt yermi insan pardon hayvan ya o güzelim papatyaları, karahindubaları, otları..!!!) Neyse Hain planları olduğunu düşünüp 2 boğa 8 danaya baş gelemeyeceğimizi hesap ederek mekanı terkedip hemen yan taraftaki dikenli tellerle çevrili fındık bahçesine girmeye karar verdik. Şerefsiz inekler biz o bahçeye gittikten 10 dakka sonra kayboldular ortadan...

Biz bahçeye girip , danacıkalrdan kurtulup yalnız olmanın keyfiyle gazeteyi uzanarak okuyalım derken güneşi hesap etmeyince kıpkırmızı olmuşuz annemle.Tabi bunu eve gelince yüzümüzde hissettiğimiz hafif acıdan anladık. Olsun dedik çünkü süpper bi gün geçirmiştik:) hayatımda ilk kez kendi başıma papatya tacı yaptım bide ben bu pazar... Sona ana-kız süpper ötesi bimilyon megapixellli telefonumla fotoğraf çekindik tacımızı takarak...

Yani we went to the picnic yesterday.And it was very enjoyable...:)

3 comments:

bilge said...

canım benim pek keyifli bi yazı olmuş, eğlendim valla okuken.
bu arada taçlı fotolarınıza bayıldım; harika çıkışsınız. Özellikle annen geldiktemn sonra yüzüne bi güzellik eldi senin..)))))))

Maybe. said...

"salak"ı neden sansürlediğini gerçekten merak ettim.

Buketblu said...

bilgecim teşekkür ederim. Annem bloğumu görünce hönk oldu rezil ettin beni diye...

Maybecim tanıştığıma ve yeni bi blog keşfettiğime çok memnun oldum. Salakı sansürleme mevzusuna gelince bu blogu artık öğrencilerim de okuduğunu düşündüm bian ve içimden ööle yapmak geldi:) sansürlemedim aslında sadece öyle görünmek istedim:) mutlu kal...